Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde büyüme oranı yalnızca %2,5 seviyesinde kaldı ve bir önceki çeyreğe kıyasla büyüme oranı sadece %0,1 olarak kayıtlara geçti. Bu düşük performans, ekonomide önemli bir durgunluk yaşanmakta olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, özellikle enflasyon ve yüksek dış borçların üzerine eklenen ekonomik belirsizliklerin büyüme oranlarını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.
Özellikle nüfus artışını göz önünde bulundurduğumuzda, kişi başına düşen büyümenin %2’nin de altında kalması, ekonominin gerçek anlamda sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakalayamadığını ortaya koyuyor. Bu durum, ülkedeki ekonomik politikaların ve yapısal reformların yetersizliğiyle de ilgilendiriliyor. Ekonomik göstergelerin bu denli zayıf seyri, vatandaşların yaşam standartlarını olumsuz yönde etkiliyor ve yeni yatırım ortamlarının oluşmasını zorlaştırıyor.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin üretim odaklı büyüme politikasından uzaklaştığını vurguladı. Kış, ”Türkiye artık büyümeyi değil günü kurtarmayı konuşuyor” diyerek mevcut ekonomik tablonun, ülkenin uzun vadeli kalkınma hedeflerinden uzaklaştığını belirtti. Bu yaklaşımın, ekonomik istikrar ve sürdürülebilirlik açısından ciddi endişeleri beraberinde getirdiği ifade ediliyor.
