Liz Truss: İngiliz siyasetinin yükselen yıldızı dışişleri bakanı

Liz Truss

Kaynak, Reuters

İngiltere’de iktidardaki Tutucu Parti’nin liderlik yarışında finale kalan iki adaydan önde gelen Dışişleri Bakanı Liz Truss, öğrenciyken okulda sahnelenen bir oyunda Margaret Thatcher’ı canlandırmıştı. 39 yıl sonrasında, gerçek hayatta Tutucu Parti liderliği ve başbakanlık için favori gösteriliyor.

Seçimin ilk aşamasında partinin milletvekilleri, çekilme eden Boris Johnson’un yerini almaya aday olanlar içinde beş tur tercih yapmışlar ve en sona eski Maliye Bakanı Rishi Sunak ile Dışişleri Bakanı Lis Truss kalmıştı.

Şimdi yarışın sonuna yaklaşıldı ve iki adaydan hangisinin Tutucu Parti lideri ve Başbakan olacağına, parti üyeleri içinde meydana getirilen ve sonucu bugün açıklanacak oylama ile karar verilecek.

Milletvekillerinin beş tur oylamasının tümünü eski Maliye Bakanı Rishi Sunak önde götürmüştü, parti üyeleri içinde meydana getirilen anketler ise Liz Truss’ın daha büyük desteğe haiz olduğuna işaret ediyor.

Haftalardır devam eden liderlik yarışına ülkenin içinde bulunmuş olduğu ekonomik güçlüklerin iyi mi aşılacağı tartışmaları damgasını vurdu.

Verdiği mülakatlarda ve parti üyeleriyle meydana getirilen toplantılarda, son 20 senedir -kendisinin de içinde yer aldığı- hükümetlerin izlediği iktisat politikalarının gelişme sağlayamadığını söyleyerek eleştiren Truss’ı, rakibi eski Maliye Bakanı Rishi Sunak’tan ayırd eden en mühim nokta, geçim sıkıntısı içindeki kesimlere yardım paketleri yerine, derhal ve ciddi oranlarda vergi indirimleri vadetmesi.

Truss, bu politikanın aslına bakarsanız 40 senenin en yüksek düzeyine çıkmış görünen enflasyonu daha da körükleyeceği eleştirilerini reddediyor, aksine alım enerjisini artırarak boğulan ekonomiye nefes aldıracağını korumak için çaba sarfediyor.

Yakın çevresinde, yüzde 20 olan KDV’nin yarıya indirilmesi dahil bir fazlaca vergi indirimi önerisi dile getiriliyor fakat Truss hemen hemen planlarını detaylandırmadı.

Kamu çalışanlarının maaşlarının yaşadıkları bölgedeki fiyat artışlarına endekslenmesi yolundaki planından ise, partisinin önde gelen isimlerinden, Londra haricinde çalışan memurların ücretlerinde mühim düşüş anlamına geleceği eleştirileri ulaşınca vazgeçti.

Truss liderlik yarışı sürecinde iktisat mevzusunda şu ana kadar:

  • Geçen yıl içinde artırılan toplumsal sigorta primlerini tekrardan düşürmeyi
  • 2023 senesinde yüzde 19’dan yüzde 25’e çıkarılması planlanan kurumlar vergisi artışını iptal etmeyi
  • Enerji fiyatlarına “yeşil” projelere harcanması için eklenen vergiyi askıya almayı
  • Vergi kesintilerini Covid borçlarını daha uzun vadeye yayarak karşılamayı
  • Ülkenin değişik bölgelerinde özgür tecim bölgeleri yaratmayı
  • Müdafa bütçesi için belirlenen hedefi 2026 için yarım puan artırarak GSYİH’nın yüzde 2,5’u, 2030 için yüzde 3’üne çıkarmayı vadetti.
grafik

Anne ve babası ‘sol eğilimli’

46 yaşındaki Liz Truss, geçen yıl İngiltere’nin ikinci hanım dışişleri bakanı olmuştu. Truss parlamentoya seçildiğinden bu yana hükümette iç ve dış politikaya ilişkin bir takım mühim göreve getirilmişti.

1975 Oxford doğumlu Truss, matematik profesörü olan babası ile hemşire olan annesinin “solcu” olduklarını söylüyor. Fakat o aile geleneğini sürdürmemiş.

Adam kardeşi bir keresinde BBC radyosunda, çocukluklarında aile içinde Monopol şeklinde oyunlar oynamayı sevdiklerini fakat kaybetmekten nefret eden Liz’in oyunu kazanamamaktansa ortalıktan kaybolmayı tercih ettiğini anlatmıştı.

Oxford Üniversitesi’nde felsefe, siyaset ve iktisat okuyan Truss öğrenciler arasındaki siyasal faaliyetlere etken olarak katıldı ve siyasette ilkin Liberal Demokrat sonrasında Tutucu saflarda yer aldı.

Okulu izleyen yıllarda Shell ve Cable & Wireless şirketlerinin muhasebe bölümlerinde çalıştı fakat hep politikaya atılmayı istiyordu.

Liz Truss

Kaynak, Alamy

Yakıcı ‘peynir’ hitabı

2001 senesinde siyasete atıldı sadece 2001 ve 2005 seçimlerinde milletvekili seçilemedi. 2006 senesinde Londra’da Greenwich belediye meclisi üyeliğine seçildi ve 2008’den itibaren merkez sağ fikir kuruluşu Düzeltim’un başkan yardımcılığını üstlendi.

2010 senesinde David Cameron’un liderliği döneminde South West Norfolk bölgesi milletvekilliğine seçilmeyi başardı.

Bu zamanda Birleşik Krallık’ın internasyonal düzeyde güçlenebilmesi için devletin ekonomik hayata müdahalesinin asgari düzeye indirilmesini korumak için çaba sarfeden Britannia Unchained kitabının yazarları içinde yer aldı ve Tutucu Parti içinde en sıkı özgür piyasa savunucularından biri olarak öne çıktı.

2012 senesinde Eğitim Bakan Yardımcısı olarak Tutucu-Liberal Demokrat koalisyon hükümetine katıldı. Liberal Demokrat Parti’nin lideri Nick Clegg ile eğitim reformu mevzusunda anlaşmazlığa düştüyse de 2014 senesinde Çevre Bakanlığı ile ödüllendirildi.

2015 yılındaki parti konferansında Birleşik Krallık’ın peynir ithalatı mevzusunda “Peynirimizin üçte ikisini ithal ediyoruz. Bu utanç verici bir şey” diye başladığı uzun ve yakıcı konuşma bir süre alay mevzusu olduysa da yükselişi devam etti.

2016 senesinde meydana getirilen Brexit referandumunda Avrupa Birliği’nde kalmaktan yana tutum aldı. O sırada Sun gazetesine yazdığı makalede Brexit’in “üçlü bir trajedi” olacağını AB ile ticarette fazlaca daha çok siyaset ve kaide getireceğini savundu. Fakat referandumda savunduğu çizgi yenildikten sonrasında bu fikrini değiştirdi ve Brexit’in herşeyi tekrardan şekillendirmek için bir fırsat sunduğunu savundu.

2016 senesinde Theresa May hükümetinde Hakkaniyet Bakanı oldu, ve bir yıl sonrasında da hükümetin ekonomik programının kalbi olan Gömü Baş Müsteşarlığına getirildi.

Boris Johnson 2019’da başbakan olduğunda ilkin Internasyonal Tecim Bakanı sonrasında da Dışişleri Bakanı oldu.

Diplomatik gaf ve sıkıntılar

Liss Truss ve Sergey Lavrov

Kaynak, EPA

Truss, Rusya 24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgal etmeye başladığında partisi içinde en sert tutum alan politikacılardan biri oldu ve tüm Rus güçlerinin Ukrayna’dan sürülüp atılması icap ettiğini savundu.

Ek olarak İngiltere’den Ukrayna saflarında savaşmaya gidebilecek kişileri teşvik eden açıklamaları ile tepki çekti.

Dışişleri Bakanlığı döneminde AB ile bir türlü çözülemeyen Şimal İrlanda Protokolü konusunu, Birlik ile varılan Brexit sonrası ilişkiler anlaşmasının bazı hükümlerini çiğneyerek çözmeye çalıştı ve AB tarafınca şiddetle eleştirildi.

İran cezaevlerinde tutulan iki İngiliz vatandaşının özgür bırakılması onun dışişleri bakanlığı sürecinin bir başarısı olarak sunuldu.

Son olarak geçtiğimiz günlerde Truss’ın, kendisine yöneltilen, “Fransa lideri Emmanuel Macron’u dost mu düşman mı olarak görüyorsunuz” sorusuna “hemen hemen belli değil” anlamında “Jüri hala izliyor” minvalli bir cevap vermesi bir eleştirilere mevzu oldu.

Macron bu laflara, “lideri kim olursa olsun, hatta liderlerinin hatalarına karşın” İngiltere’nin daima Fransa’nın dostu bulunduğunu söyleyerek cevap vermişti.

Yoruma kapalı.