10 ayda 20.5 milyar dolar…

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine bakılırsa, Türkiye’nin makine ihracatındaki üstün dereceli geçen ay da devam etti. Makine imalat sanayisinin ocak-ekim ihracatı geçen senenin aynı dönemine bakılırsa yüzde 7,7 artarak 20,5 milyar dolara ulaştı.

İlk iki sırada yer edinen Almanya ve ABD’ye toplam ihracat 4 milyar doları bulurken, bu alanda üçüncülüğe yükselen Rusya’ya makine satışı 1 milyar dolar sınırına dayandı. Ocak-ekim döneminde Rusya’ya makine ihracatındaki artış yüzde 43,8’e terfi etti.

Özgür bölgeler dahil edilmediğinde makine ihracatı miktar olarak yüzde 2,2 artışla 3 milyon tonu geçti. Kilogram başına düşen ihracat birim kıymeti 6,3 dolar olarak gerçekleşti.

– “TÜRKİYE’NİN TOPLAM İHRACATINDAKİ PAYIMIZ YÜZDE 10’U AŞTI”

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, AA muhabirine yapmış olduğu değerlendirmede, makine sektörünün ihracat fırsat ve potansiyelinin, Türkiye’nin ihracat bazlı gelişme modeline geçmiş olduğu seneler içindeki en yüksek seviyesinde bulunduğunu belirterek, “Küresel stagflasyon kaygıları giderek güçlenirken tedbirlerin de muğlaklaştığı bu zamanda, makine imalat sektörümüz Türkiye ekonomisi için olağan dışı bir potansiyel sunuyor.” dedi.

İhracat gelirinin yüzde 70’ini gelişmiş ülkelerden sağladıklarını ve Türkiye’nin toplam ihracatındaki paylarının yüzde 10’u aştığını dile getiren Karavelioğlu, rekabetçi olduklarını ve kullanıcılara kalite fiyat ekseninde optimal çözümler sunduklarını altını çizdi.

Karavelioğlu, küresel ticarette zorluklar arttıkça zemin kazanmayı sürdüreceklerini kaydederek, kendi yatırım ve ihracat stratejileri üstüne 20 yıldan fazladır kafa yormuş, kuvvetli örgütleriyle internasyonal temsilde etkin olmuş bir sektörün başarısının rastlantı olmadığını bildirdi.

(*10*)- “İHRACAT VERİLERİMİZ KASIMIN İLK YARISINDA YENİDEN İVMELENDİ”

Kutlu Karavelioğlu, küresel sanayide ihracat siparişlerindeki düşüşün sürdüğünü, Türkiye’de makine imalat sanayisinin bilhassa son 5 yılda başardığı büyük dönüşüm ve kriz zamanlarında tesis etmiş olduğu güvenilir ilişkilerle bu daralmayı zorluk çekmeden aşabileceğinin işaretlerini verdiğini belirterek, sözlerini şöyleki sürdürdü:

“Makine ve teçhizat sanayisindeki üretim artışımız, üçüncü çeyrekte senenin öteki dönemlerine yakın bir averajla yüzde 14,1 seviyesinde gerçekleşti. Küresel kriz dönemlerini minimum 6 aylık bir faz farkıyla izleyen sektörümüzde rakip ülkelerin makine imalatı beklenilenden ilkin inişe geçti. Bizim siparişlerimizde de bir yavaşlama olmakla beraber bunun üretime tesirinin sınırı olan kaldığını görüyoruz, ki kasım ayının ilk yarısında tekrardan ivmelenen ihracat verilerimiz de bu durumu teyit ediyor.”

(*10*)- “ÇİNLİLERİN KARANTİNA SEBEBİYLE KATILAMADIĞI FUARLARDA DAHA GÖRÜNÜR HALE GELDİK”

MAİB Başkanı Karavelioğlu, ayrıcalıklı müşterileri olan ülkelerin yatırım ve risk iştahını etkileyen unsurlarını yakından izlediklerini ifade ederek, ihracatın yüzde 60’ını yaptıkları Avrupa devletlerinde uygulamaya konulmuş olan tutum tedbirlerinin, başta enerji yoğun sektörlerdeki müşterilerini etkileyeceğini söylemiş oldu.

Sadece peş peşe duyuru edilen devlet desteklerini ve nükleer santral üretimlerini de dikkate alarak, baharla beraber hedef pazarların durağan(durgun) ana para yatırımlarında bir iyileşme görmeyi beklediklerini aktaran Karavelioğlu, Avro Bölgesi’nde en belirleyici aktörün Almanya olacağını, bu ülkenin 200 milyar doları gören yerli imalatçıyı koruma şemsiyesinin yatırım ortamını canlandıracağını söyledi.

Türk makine üreticilerinin son bir ayda katılmış olduğu Euro Blech, K-Düsseldorf, Bauma ve EIMA fuarlarının mühim gelişmelere sahne bulunduğunu dile getiren Karavelioğlu, şu açıklamalarda bulunmuş oldu:

“Çinlilerin karantina sebebiyle uzak kalmış olduğu fuarlarda, bizim makinelerimiz fazlaca daha görünür ve ilgi çeker hale geldi. Bazı fuarlarda ise en fazlaca sergi açan birkaç ülkeden biri haline geldik, bunu kalıcı hale getirmenin yollarını bulmalıyız. Fuarlar esnasında, makinelerin tasarımında dijitalleşmenin ana tanıtım unsuru haline geldiğini, idrak etme, büyük veriye ulaşım ve karar verme yeteneklerinin fazlaca süratli gelişmekte bulunduğunu gördük.

Stant metrekarelerinin büyümesi ve işin şov tarafına hususi ehemmiyet verilmesi bakanlığımızın fuar desteklerini belirlerken dikkate alması ihtiyaç duyulan farklılıklar olarak ortaya çıkıyor. Startuplara hususi holler ise bizim de yeni destek sunar üstüne çalışmamızı gerektiriyor.”

Yoruma kapalı.